25 Nisan 2007 Çarşamba

FİKİRLERİNDEN SEÇMELER-Var Olmak

Var olmak, düşünmek ve hareket etmek demektir. Vakıa hayvanlar da hareket ediyorlar. Lakin onların hareketleri şuurlu değildir; alelade yer değiştirmeden, kımıldamadan ibarettir. Yalnız insana mahsus olan hareket (aksiyon) ise, kendi herşeyi kaybetmek pahasına da olsa yine herşeyi omuzlarına yüklenmek lazımdır; kendi kendini mahkum etmek lazımdır. Eğer bizzat kendi hareketimle kımıldanmazsam , bende veya dışarıda bana muhtaç olmadan hareket edecek şeyler var; ve bensiz hareket eden her halde benim aleyhime hareket edecek. Sulh bozgunluktur, hareketin mühleti ancak ölümdür kendisini ve başka varlıkları değiştirmek demektir. Bununla insanın hareketleri hür oluş vasfını kazanıyor. Ancak hareketlerimin hür oluşu, kendisinden evvel var olan ve kendisine hakim bulunan hürriyet diye bir prensibin varlığını gerektirmez mi? Halbuki hareketten önce hürriyeti var kılacak başka bir hadise mevcut değildir. Hürriyetim, hareketimin varlığı sayesinde vardır ve hareketle birlikte kendini gösterir. Hareketin tahlili ise insanı daha büyük bir muamma ile karşılaştırmaktadır. Varlık, sanki hareketle beraber var olmuştur ve ebediyen ondan ayrılmamaya mahkumdur. Hareket denizin kıyılarında durup onun ufuklarına dalmışken filozof Moris Blondel'in bu temaşadaki vecdini dinleyelim :

"Hareket ediyorum, lakin hareket nedir bilmiyorum. Yaşamak istiyor değilim. Kim olduğumu, hatta var olduğumu hakkiyle bilmiyorum. Bende dalgalanan bu varlık tezahürü, bu bir gölgenin silik ve yakalanmaz hareketleri, işitiyorum ki bunlar kendilerinde ebediyen ağır bir mesuliyet taşıyorlar; deniliyor ve hatta kan pahasına bile yokluğu ele geçiremem; çünkü o artık benim için yok olmuştur. Demek ki hayata mahkum oldum, ölüme mahkum oldum, ebediliğe mahkum oldum! Nasıl ve ne hakla? Bunu önceden ne bilmiş ne de istemiştim."

Hareketi, insanın kainata hür bir iltifatı gibi telakki etmek yanlıştır. Hayaımızın en önemli hadisesi olan hareket, aynı zamanda en zaruri hadisesidir. Yine Blondel'i dinleyelim :

"Hiç olmazsa durmak çaresini bulacak mıyım? Hayır, yürümek lazım. Hiçbir şeyden vazgeçmemek için kararımı sonraya bırakabilecek miyim?

Yok, herşeyi kaybetmek pahasına da olsa yine herşeyi omuzlarına yüklenmek lazımdır; kendi kendini mahkum etmek lazımdır. Beklemeğe hakkım yok, yahut da artık seçim ve tercih yapmaya kudretim yok. Eğer bizzat kendi hareketimle kımıldanmazsam , bende veya dışarıda bana muhtaç olmadan hareket edecek şeyler var; ve bensiz hareket eden her halde benim aleyhime hareket edecek. Sulh bozgunluktur, hareketin mühleti ancak ölümdür."

Var olmak, insanın samimi olarak sahip olduğu isteklerin bütününü içerisine almaktadır. Belki onların tam bir toplamıdır.

"Eğer ben var olmak istediğim değilsem, istediğim, sözle değil, arzu ve tasavvurlarla da değil, fakat bütün kalbimle, bütün kuvvetimlle, hareketlerimle istediğim değilsem, ben var değilim...Var olmak, istemek ve sevmektir." ........ "Bizden kol, kalp ve kafa isteniyor." Bunları kendi isteğimizle vermezsek, bizim dışımızda bize rağmen hareket edenler bizden bunları zorla alacaklardır. "Eğer ben var olmak istediğim değilsem, istediğim, sözle değil, arzu ve tasavvurlarla da değil, fakat bütün kalbimle, bütün kuvvetimlle, hareketlerimle istediğim değilsem, ben var değilim...Var olmak, istemek ve sevmektir."

Hareket, yalnız bir taradından çekip götüren veya varlığımızda yalnız bir noktayı kazıyan kuvvet değildir. Kendi kendine kapanan, kendi inhisarcılığına yine kendini mahkum eden hareket, ölmeğe mahkum olur. Ancak bir yönden, kendi varlığını lezzetle dolduran tek kımıldatıcının istikametinden harekete geçmek, varlığı doyurucu olmuyor. Bir menfaatin tatmini, bütün varlığı darlığa düşürücüdür. Yalnız bir ihtirasın tahriki insan ruhunun bütün diğer bölgelerinde felç yaratıyor. İskender ölürken, büyük istilaların bulutu altında bunalmıştı. Sezar saadet terennümü ile ölmedi. Napolyon, Yena'da değil, filozof Volney'i tokatladığı sırada yenilmişti. "Bizden kol, kalp ve kafa isteniyor." Bunları kendi isteğimizle vermezsek, bizim dışımızda bize rağmen hareket edenler bizden bunları zorla alacaklardır. Kendi dileğini alemin dileği yapmaya çalışmak, alemin sonsuzluğa uzanan hareketlerine engel koymaktır, kainatın hürriyetine set çekmeyi istemektir. Aksine olarak alemin dileğini kendi dileği yapmak istemek, alemin kalbini kendi varlığa sığdırmaya çalışmak : İşte gerçek ve hür hareket yolunda ilerleyiş bununla oluyor.

Hiç yorum yok: